Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12 °C
Parçalı Bulutlu

    Zimem Defteri Geleneği Nedir?

    19.02.2026
    2
    Zimem Defteri Geleneği Nedir?

    Borçlunun borcunu, hayırseverin ise kimi sevindirdiğini bilmediği asil bir gelenek: Zimem Defteri nedir? İşte gizli iyiliğin öyküsü!

    Ramazan ayı geldiğinde, eski mahalle bakkallarının kapısını çalan gizemli hayırseverlerin hikâyelerini duymuşsunuzdur. Borçlunun borcunu kimin ödediğini, borcu ödeyenin de kimi sevindirdiğini bilmediği o asil gelenek, “Zimem Defteri” ismiyle tarihimizin en zarif yardımlaşma usulü olarak biliniyor.

    Zimem Defteri Nedir?

    Arapça bir kelime olan “zimmet”in çoğulu olan “zimem”, borç ve yükümlülük anlamına geliyor. Eski dönemlerde bakkal, kasap ve manav gibi mahalle esnafının, müşterilerinin borçlarını kaydettiği veresiye defterlerine “Zimem Defteri” denirdi (Diyanet). Yani bugün bildiğimiz veresiye defteri, o günlerin diliyle Zimem Defteri’ydi.

    Zimem Defteri Geleneği Nasıl Uygulanırdı?

    Bu gelenek, Osmanlı Devleti’nin toplumsal hayatında köklü bir yardımlaşma kurumu haline geldi.

    Özellikle Ramazan ayında varlıklı kişiler, tanınmamak için tebdil-i kıyafet ederek (kıyafet değiştirerek) hiç bilmedikleri mahallelerin bakkallarına giderlerdi. Esnafa ‘Lütfen zimem defterinizi çıkarınız’ der, ardından defterin başından, ortasından veya sonundan rastgele sayfalar seçerek ‘Bu sayfaların borçlarını hesap et, bedelini ben ödeyeceğim’ buyururlardı. Böylece ne borcu ödeyen kimi kurtardığını bilir ne de borçlu borcunu kimin ödediğini öğrenirdi. (Balıkhane Nazırı Ali Rıza Bey, Bir Zamanlar İstanbul).

    Bu Geleneğin Önemi ve Neyi Gösteriyor?

    Zimem Defteri geleneği, “Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek” düsturunun hayata geçmiş en somut halidir. Bu uygulama bize iki şeyi gösteriyor:

    • İnsana Duyulan Saygı: Borcu ödenen kişi, kimin karşısında mahcup olacağını bilmediği için onuru kırılmaz.
    • Toplumsal Güven: Borcu ödeyen kişi de kimi sevindirdiğini bilmez, sadece Allah rızası için bir yükü hafifletmenin huzurunu yaşar (Diyanet).

    Bu gelenek, sadece ekonomik bir yardım değil, toplumdaki sınıflar arasında gönül köprüleri kuran muazzam bir nezaket göstergesidir (MEB Din Kültürü Kaynakları).

    Bugün Devam Ediyor mu?

    Zimem Defteri geleneği, her ne kadar eski büyük çarşı ve mahalle kültürümüz değişmiş olsa da günümüzde hala yaşıyor. Özellikle Ramazan aylarında çeşitli vakıflar, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever vatandaşlar bakkallara giderek ihtiyaç sahiplerinin borçlarını kapatmaya devam ediyor. Bazı şehirlerimizde “Askıda Ekmek” uygulamasıyla benzer bir mantıkta, esnafın veresiye defterlerini satın alan gizli hayırseverler bu asırlık mirası modern dünyada da sürdürüyor (MEB Din Kültürü Kaynakları).

    Zimem Defteri Nedir? | Diyanet

    Murat Karadeniz
    Murat Karadeniz, tarih, coğrafya, genel kültür ve kültür-sanat alanlarında içerikler üreten Tarih Gastesi’nin kurucusu ve editörüdür. Eski uygarlıklar, Türk-İslam medeniyeti ve dünya tarihine odaklanan araştırmaya dayalı yazılar yayımlamaktadır. Amacı, tarihi doğru kaynaklara dayalı, sade ve anlaşılır bir dille geniş kitlelere ulaştırmaktır.
      ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

      Henüz yorum yapılmamış.