Nevruz’un Tarihi: 5000 Yıllık Türk Bayramı

Nevruz’un tarihi: Ergenekon’dan Selçuklu, Memlük ve Osmanlı’ya 5000 yıllık Türk bayramı! Nevruz nedir, ritüelleri nelerdir ve bugün nasıl kutlanıyor?
Baharın gelişi, doğanın uyanışı ve Türk dünyasının ortak mirası: Nevruz. Binlerce yıldır “Yeni Gün” olarak kutlanan bu kadim bayram, sadece bir mevsim değişikliği değil, bir milletin yeniden doğuş ve özgürlük destanıdır. Peki, Nevruz nedir? Nevruz’un Türk tarihindeki yeri ve anlamı nedir? İşte Ergenekon’dan Osmanlı saraylarına Nevruz’un bilinmeyen hikâyesi.
Nevruz Nedir? Türklerde Yeni Gün Kavramı
Farsça “naw” (yeni) ve “ruz” (gün) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan Nevruz, Türk dünyasında “Yeni Gün”, “Ergenekon Bayramı”, “Sultan Nevruz” veya “Yılsırtı” gibi isimlerle anılır. Astronomik olarak güneşin koç burcuna girdiği, gece ile gündüzün eşitlendiği (ekinoks) 21 Mart tarihi, Türk toplulukları için yılın ilk günü kabul edilir (TDV İA, Nevruz maddesi).
Tarihsel Köken: Ergenekon’dan Çıkış ve Nevruz
Nevruz’un kökleri, yazılı belgelerin ötesine geçer. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan Anav ve Afanasyevo kültürleri, bu geleneğin ilk izlerini barındırır. Arkeolojik kazılarda bulunan güneş kursları ve koç figürlü damgalar, bahar bayramının bozkır kültüründeki 5 millenyumluk sürekliliğini kanıtlar (Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş).
Bu derin geçmiş, Ergenekon Destanı ile sembolleşir. Anlatıya göre Türkler, geçit vermez demir dağlarla çevrili Ergenekon’da çoğaldılar ve bir 21 Mart günü körüklerle ateş yakıp dağı eriterek özgürlüğe kavuştular. Hun ve Göktürk dönemine ait tarihi kayıtlar, bu kutlu günün binlerce yıldır bir devlet geleneği olarak yaşatıldığını açıkça gösterir.
- Çin Kaynaklarında Nevruz: Çin yıllıklarında, Göktürklerin her yılın ilk ayının (Mart) başında kağanlarının önderliğinde atalarının mağarasına giderek kurban kestikleri ve demir dövme törenleri yaptıkları kayıtlıdır (Chou Kitabı / Zhoushu, 50. Bölüm).
- Selçuklular: Büyük Selçuklu Sultanı Celalettin Melikşah, Ömer Hayyam’a hazırlattığı “Takvim-i Celali”de Nevruz’u “yılbaşı” olarak ilan etti. (Ömer Hayyam, Nevruznâme).
Memlüklerin Nevruz Coşkusu
Nevruz geleneği, Türk-İslam devletleri aracılığıyla Mısır ve Şam coğrafyasına da taşındı. Özellikle Memlükler döneminde Nevruz, Nil Nehri’nin yükselişiyle ilişkilendirilerek devlet törenleriyle kutlanırdı. Memlük sultanlarının halka hediyeler dağıttığı, sokaklarda büyük şenliklerin düzenlendiği bu günlerde, “Nevruz Emiri” adı verilen sembolik bir figür seçilerek eğlenceler tertip edilirdi (Takiyyüddin el-Makrizî, el-Hıtat).
Safevilerin Nevruz Kutlamaları
Türkmen kökenli bir hanedan olan Safeviler döneminde Nevruz, tarihin en görkemli dönemlerinden birini yaşadı. Şah Abbas döneminde İsfahan gibi merkezlerde düzenlenen törenlerde, edebiyat ve sanat Nevruz’un merkezine yerleştirilirdi. Sarayda kurulan muazzam sofralar ve şairlerin okuduğu “Nevruziyeler”, bu kadim bayramın estetik bir zirveye ulaşmasını sağladı (Roger Savory, Safevi İran’ı).
Osmanlı’da Nevruz Gelenekleri ve Şifalı Nevruziye
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Nevruz, hem halk arasında hem de sarayda büyük bir coşkuyla karşılanırdı. Padişaha, devlet adamlarına ve halka takdim edilen en önemli gelenek ise “Nevruziye” adı verilen şifalı macundu.
Hekimbaşılar tarafından 40’tan fazla baharatla hazırlanan bu macun, bahar mevsiminde vücudu zinde tutmak amacıyla dağıtılırdı (Abdülaziz Bey, Osmanlı Âdet, Merasim ve Tabirleri). Sarayda Nevruz-ı Sultani adıyla düzenlenen törenlerde şairler padişaha “Nevruziye” adı verilen kasideler sunarlardı (M. Fuad Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi).
Türk Dünyasında Nevruz Ritüelleri ve Anlamları
Nevruz kutlamaları, yüzyıllardır değişmeyen sembollerle doludur:
- Ateşten Atlama: Türk kültüründe ateş arınmayı temsil eder. Nevruz ateşinden atlayan kişinin hastalıklardan ve kötülüklerden arındığına inanılır (Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi).
- Semeni Geleneği: Bir kapta buğday, mısır veya arpa yeşertilir. Bu, bolluk ve bereketin sembolüdür.
- Yedi Sin Sofrası: Sofrada “S” harfiyle başlayan yedi çeşit (sirke, sarmısak, sumak vb.) yiyecek bulundurulur (TDV İA, Nevruz maddesi).
Bugün Nevruz: Türkiye ve Türk Cumhuriyetlerinde Ortak Coşku
Nevruz, bugün Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanan devasa bir coğrafyada “milli bayram” ve “resmi tatil” statüsünde kutlanmaya devam ediyor. Her ülkede ortak ruh, farklı yerel renklerle birleşir:
- Azerbaycan: Nevruz’un en görkemli kutlandığı yerlerden biridir. “Çarşamba” gelenekleri (Su, Ateş, Yel ve Toprak çarşambaları) ile bayrama hazırlanılır. “Kosa” ve “Keçel” oyunları sokakları şenlendirir.
- Kazakistan ve Kırgızistan: Meydanlarda dev “Yurt” çadırları kurulur. Geleneksel at sporları (Kökbörü) yapılır ve özel bir lezzet olan “Nevruz Köje” (7 çeşit gıdadan yapılan çorba) ikram edilir.
- Özbekistan ve Türkmenistan: Sokaklarda dev kazanlarda “Sümelek” tatlısı hazırlanır. Bu tatlının karıştırılması bir imece usulü dua ve dilek ritüeline dönüşür.
- Türkiye: Anadolu’nun dört bir yanında “Sultan Nevruz” adıyla ateşler yakılır, geleneksel spor müsabakaları ve bahar şenlikleri düzenlenir. UNESCO tarafından “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası” listesine alınmasıyla bu kadim bayramın küresel değeri tescillendi.
2026 Nevruz Ne Zaman?
2026 yılında Nevruz, 21 Mart Cumartesi gününe denk geliyor. Bu yıl Nevruz’un Ramazan ayı içerisine denk gelmesi, kutlamalarda manevi bir derinlik ve iftar sofralarıyla birleşen bir kültürel şölen beklentisi oluşturuyor.






















