Kudüs Tarihi: Üç Dinin Kutsal Başkenti
Üç semavi dinin kutsal şehri Kudüs nerede, özelliği ne? Ken’anlılardan Osmanlı’ya şehrin 4 bin yıllık siyasi ve kültürel tarihi tüm ayrıntılarıyla bu dosyada.
Kudüs; insanlık tarihinin özeti, semavi dinlerin düğüm noktası ve mukaddes bir mekân olarak görüldü. Her bir taşıyla ayrı bir destan fısıldayan bu kadim şehir, binlerce yıldır kralların, peygamberlerin ve fatihlerin ortak rotası oldu. Şehrin yönetim kronolojisi, sadece orduların değil, aynı zamanda dünya tarihine yön veren kritik diplomatik hamlelerin hedefinde oldu.
Kudüs’ün Gizemli Tarihi: Medeniyetlerin ve Dinlerin Kalbi
Kudüs, insanlık tarihinin en kadim tanıklarından biri. Bu şehir, yüzyıllarca taşıdığı kutsal anlamlar uğruna verilen büyük mücadelelerin merkezinde yer aldı.
Kudüs’ün İsimleri: Barıştan Kutsiyete
Kudüs’ün bilinen en eski adı olan Urusalim, “Barışın Şehri” anlamına geliyor. İslami dönemde ise şehre, kutsallığı ve arınmışlığı ifade eden el-Kuds, Beytülmakdis (Mukaddes Ev) ve bereketin kaynağı Medinetü’l-Halil gibi isimler verildi. (TDV İA, “Kudüs” maddesi).
Kudüs’ün Kuruluşu ve İlk Dönem Siyasi Hakimiyet
Şehrin temelleri M.Ö. 4000’li yıllarda yerli halk Ken’anlılar (Yebûsîler) tarafından atıldı. (Kathleen Kenyon, Digging Up Jerusalem). M.Ö. 1000 civarında Hz. Davut (a.s.) tarafından fethedilerek başkent yapılan şehirde, oğlu Hz. Süleyman (a.s.) ilk büyük mabedi inşa etti. Ardından Asur ve Babil imparatorluklarının istilasına uğrayan şehir, uzun sürecek bir siyasi istikrarsızlık dönemine girdi. (Flavius Josephus, Yahudi Savaşları).
Kudüs’te Roma ve Bizans Dönemi: Yıkım ve Dönüşüm
M.Ö. 63 yılında General Pompey komutasındaki Roma orduları şehri bir eyalet haline getirdi. M.S. 70 yılında İmparator Titus’un askeri harekatıyla Süleyman Mabedi yıkılarak şehir yerle bir edildi. 135 yılında ise İmparator Hadrianus Yahudi isyanlarını bastırdı ve Yahudilerin şehre girişini yasakladı. Bizans döneminde ise İmparatoriçe Helena’nın girişimiyle Kıyamet Kilisesi inşa edilerek şehir Hristiyanlığın merkezi oldu. (Flavius Josephus, Yahudi Savaşları).
İslam Fetihleri ve Türk Dönemi (638 – 1516)
- İslam Devleti: Hz. Ömer, 638 yılında şehri diplomatik bir anlaşmayla teslim alarak gayrimüslim halkın can ve mal güvenliğini garanti altına alan Amannâme’yi yayınladı. (İbnü’l-Cevzî, Fezâilü’l-Kuds).
- Selçuklular: 1071 yılında Atsız Bey komutasındaki ordularla şehre ilk Türk mührü vuruldu. (TDV İA “Kudüs” maddesi).
- Eyyûbiler: 1187’de Hıttin Zaferi ile 88 yıllık Haçlı işgaline son vererek Mescid-i Aksa’yı özgürleştirdi. (Mücîrüddin el-Uleymî, el-Ünsü’l-celîl).
- Memlükler: Şehri görkemli medreseler, sebiller ve revaklarla donatarak bir “açık hava müzesine” dönüştürdü. (Guy Le Strange, Palestine Under the Moslems).
Osmanlı’nın Altın Çağı ve Siyasi İstikrar (1516 – 1917)
1516‘da Yavuz Sultan Selim ile başlayan 400 yıllık Osmanlı dönemi, şehre en uzun huzur dönemini yaşattı. Kanuni Sultan Süleyman bugün hâlâ ayakta olan muazzam surları inşa ederken, eşi Hürrem Sultan Haseki Sultan İmareti ile sosyal devlet anlayışını şehre taşıdı. (Evliya Çelebi, Seyahatnâme).
İngiliz İşgali ve Modern Dönem (1917 – Günümüz)
1917‘de General Allenby’nin girişiyle Osmanlı hâkimiyeti sona erdi. 1948’de İsrail Devleti’nin ilanıyla bölünen şehir, 1967’deki Altı Gün Savaşı ile tamamen İsrail kontrolüne geçti. Bugün uluslararası hukuka göre işgal altında kabul edilen Kudüs, politik gerilimlerin merkezi olmaya devam ediyor. (Simon Sebag Montefiore, Kudüs: Bir Şehrin Biyografisi).
Kudüs Nerede? Coğrafi Konum ve Kozmopolit Yapı
Kudüs, Filistin’in tam kalbinde, Akdeniz ile Lut Gölü arasında, Yahudiye Dağları’nın zirvesinde (yaklaşık 800 metre rakımda) stratejik bir platoda yer alıyor. (Guy Le Strange, Palestine Under the Moslems). Tarih boyunca Yahudiler, Rumlar, Araplar, Türkler ve Ermeniler bu dar sokaklarda kendine has mahalleler kurarak dünyanın en ilginç sosyal dokularından birini oluşturuyor. (Simon Sebag Montefiore, Kudüs: Bir Şehrin Biyografisi).
Kudüs’ün Mücevherleri: En Önemli Eserler
Kudüs denince akla gelen en büyük hata, Mescid-i Aksa’yı sadece bir bina sanmaktır. Oysa Mescid-i Aksa, 144 dönümlük Haremişerif alanının tamamıdır. (TDV İA, “Mescid-i Aksa” maddesi).
Kudüs’te öne çıkan en önemli eserler şunlardır:
- Kubbetü’s-Sahra: Emevî Halifesi Abdülmelik b. Mervân tarafından “Muallak Taşı” üzerine inşa edilen bu altın kubbeli yapı, İslam mimarisinin ilk şaheseridir. (K.A.C. Creswell, Early Muslim Architecture).
- Mescid-i Aksa: Haremişerif’in güneyindeki gri kubbeli, Müslümanların ilk kıblesi ve yeryüzünün ikinci mabedi kabul edilen namazgâh alanıdır. (Nâsır-ı Hüsrev, Sefernâme).
- Kıyamet Kilisesi (Holy Sepulchre): Hristiyan dünyası için Hz. İsa’nın (a.s.) kabrinin ve dirilişinin merkezi olan en mukaddes mabet. (Evliya Çelebi, Seyahatnâme).
- Ağlama Duvarı (Kotel): Yahudiler için Süleyman Mabedi’nden kalan son kalıntı ve dua mekanı. (Flavius Josephus, Yahudi Savaşları).
- Kanuni Surları: Osmanlılar, 1516-1917 yılları arasında şehri bir dantel gibi işlediler. Kanuni Sultan Süleyman, şehri bugünkü 4 kilometrelik görkemli surlarıyla kuşattı.
- Şehrin Kapıları: Surlarda 7 açık kapı bulunur; bunların en ihtişamlısı Osmanlı estetiğini yansıtan Şam Kapısıdır. Mesih’in gireceğine inanılan Altın Kapı (Babü’r-Rahme) ise güvenlik ve inanç gereği kapalı tutuluyor. (Evliya Çelebi, Seyahatnâme).
- Haseki Sultan İmareti: Kanuni’nin eşi Hürrem Sultan’ın kurduğu devasa vakıf, asırlarca din ayrımı gözetmeksizin fukaraya sıcak yemek dağıtıp, Osmanlı’nın “insanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturunu Kudüs’e taşıdı (TDV İA, “Kudüs” maddesi).
Kudüs’te İz Bırakan Tarihi Şahsiyetler
Kudüs’ün sokakları, tarihin en büyük şahsiyetlerinin ayak izleriyle doludur:
- Peygamberler: Hz. İbrahim, Hz. Lût, Hz. İshak, Hz. Yakub, Hz. Davut, Hz. Süleyman, Hz. Zekeriya, Hz. Yahya, Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Muhammed (s.a.v).
- Devlet Adamları, Fatihler ve Komutanlar: Hz. Ömer, Atsız Bey, Tutuş (Sultan Melikşah’ın kardeşi), Artuk Bey, II. Friedrich, Selahaddin Eyyûbi, Sultan Baybars, Aslan Yürekli Richard, Yavuz Sultan Selim, Franz Joseph.
- Alimler, Seyyahlar ve Manevi Şahsiyetler: Hz. Meryem, İmam Gazali, Evliya Çelebi, Râbiatü’l-Adeviyye, İbn-i Haldun, Nasır-ı Hüsrev, İbn-i Batuta, Mücîrüddin el-Uleymî, İbnü’l-Cevzî, Şeyh Ahmed el-Bedevî, Mark Twain.
Kudüs’te Ebedi İstirahatgahlar: Kabirler ve Makamlar
Şehir ve çevresi adeta bir “Peygamberler Mezarlığı” gibidir:
- Siyon Dağı: Hz. Davut’un (a.s.) kabri burada kabul edilir. (Evliya Çelebi, Seyahatnâme).
- El-Halil: Kudüs’e çok yakın bir mesafede Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakub’un (a.s.) kabirleri (Harem-i İbrahim) yer alır. (TDV İA, “İbrahim” maddesi).
- Eriha Yolu: Hz. Musa’ya (a.s.) atfedilen Makam-ı Nebi Musa burada bulunur. (TDV İA, “Makam-ı Nebî Mûsâ” maddesi).
- Zeytin Dağı: Hz. Meryem’in (a.s.) kabri (Getsemani) ve Râbiatü’l-Adeviyye ile Salman-ı Farisi’nin makamları bulunur. (Mücîrüddin el-Uleymî, el-Ünsü’l-celîl).
- Babü’r-Rahme: Mescid-i Aksa surlarının dibindeki bu kadim mezarlık, sahabeden Ubade bin Samit ve Şeddad bin Evs’e ev sahipliği yapıyor. (Mücîrüddin el-Uleymî, el-Ünsü’l-celîl)
Bugünün Yaralı Başkenti: Kudüs
Kudüs, 1967’den bu yana İsrail işgali altında ve politik gerilimlerin merkezinde bulunuyor. Doğu Kudüs, Filistin Devleti’nin ilan edilmiş başkentiyken; şehir, Yahudi yerleşim yerleri ve ayrım duvarları ile fiziksel ve demografik bir değişim baskısı yaşıyor. (Simon Sebag Montefiore, Kudüs: Bir Şehrin Biyografisi). Buna rağmen dar sokakları, baharat kokan pazarları ve üç dinden yükselen dua sesleriyle “dünyanın ruhu” olmaya devam ediyor.