BİR TÜRBE KRİZİ DAHA!!!

300Süleyman Şah Saygı Karakolu ile ilgili bugüne dek pek çok iddia ve haber yansıdı basına. Geçen Mart ayında (2015) karakolun bulunduğu bölge IŞİD kontrolüne geçmişti. Ardından Türkiye, bir gece yarısı operasyonuyla türbeyi Suriye içinde daha güvenli bir bölgeye taşıyarak krizi çözüme kavuşturmuştu. Tarih Gastesi kamuoyundan büyük bir titizlikle gizlenen başka bir türbe krizini daha ortaya çıkardı! 

Yavuz Sultan Selim’ Han’ın türbedarlığını yapan görevlinin, türbe içinde gerçekleştirdiği bir uygulamadan dolayı uyarı cezası aldığı bildirildi. Kısa sürede büyüyen krize üst düzey devlet görevlileri müdahale etmek zorunda kaldı. Türbe krizinin ayrıntıları ise şunlar oldu: Yavuz Sultan Selim’in türbedarının gebe kalan hanımının; canının kiraz çektiği öğrenildi. Hanımefendinin: “Canım çok kiraz çekti. Bana bir kilo kiraz al da gel.” demesi üzerine, türbedarın çarşıda köşe bucak kiraz aramaya koyulduğu bildirildi. Türbedarın kiraz bulduğu ancak çok pahalı olması sebebiyle satın alamadığı, sonunda; çaresizlik içinde dönüp dolaşıp türbedarlığını yapmakta olduğu Yavuz Sultan Selim türbesine gelerek, kabrin yanı başında oturup, sandukaya vurarak, şöyle dediği öğrenildi: “Ey büyük İslam Sultanı! Cihan Şahı! Onca senedir hizmetini görürüm ama bir himmetini görmedim.” Türbedarın daha sonra evine giderek, eşine durumu aktardığı, bunun üzerine hanımının üzüldüğü öğrenildi. Ertesi sabah kapıya iki askerin gelerek “Sultan Hazretleri seni huzura bekler.” demesi üzerine türbedarın paniklediği gözlemlendi. Sultan Abdülhamid Han’ın huzuruna çıkarılan türbedarın; Sultan tarafından tepeden tırnağa süzüldükten sonra ikili arasında şu diyalogların geçtiği kaydedildi: Sultan Abdülhamid Han: “Ceddim Yavuz Sultan Selim Han’ın türbedarı sen misin?” Türbedar: “Evet Sultanım!” Sultan Abdülhamid Han: “Söyle bakalım! Dün türbede neler oldu? Derdin nedir? Bir meselen olmalı?” Türbedar: “Sultanım bir şeyler olmadı, bir derdim de yoktur, sağlığınıza duacıyım.” Verilen cevaptan tatmin olmayan Sultan’ın bu sefer sesini sertleştirip, daha bir yükselterek: “Türbedar efendi! Sana söylerim… Dün türbede neler oldu, meselen nedir, açık söyle?!.” demesi üzerine; iyice tırsan türbedarın şunları söylediği öğrenildi: “Sultanım! Zevcem gebe. Benden kiraz istedi. Çok pahalı olduğu için alamadım. Bunun için de velinimetim Sultan Selim Han’ın sandukasına dokundum: -Bir himmetini görmedim.- dedim.” Sultan Abdülhamid Han’ın, aldığı cevap üzerine kaşlarını çatarak, türbedarı şu sözlerle fırçaladığı öğrenildi: “Sen or’da dedemin sandukasına vurdun; o da burada sabaha kadar benim başıma vurdu. Al şu bir kese altını, bir daha da böyle şeyler için dedemi rahatsız etme! Doğruca bana gel!” Türbedara yönelik sözlerini bitiren Sultan’ın, hemen ardından emir subayına dönerek: “Selim Han’ın türbedarının maaşı iki misline çıkarılsın, sıkıntıdan kurtulsun. Bir derdi olunca da hemen bana gelmesine izin verilsin.” dediği öğrenildi.

 

Share