ULUCAMİ’DE OLAYLI HUTBE

300Bursa Ulucami’de; Hz. Muhammed (s.a.v.) ve diğer peygamberler arasında hiçbir fark olmadığını iddia eden imama Süleyman Çelebi’den şok cevap!

Süleymân Çelebi’nin Bursa’daki Ulu Câminin baş imâmlığı sırasında İranlı bir vâiz, vâz ve nasîhat ederken, Bakara sûresinin iki yüz seksen beşinci âyet-i kerîmesinin; “Biz Allahü teâlânın peygamberlerinden hiç birinin arasını ayırd etmeyiz (hepsine inanırız). Duyduk ve itâat ettik.” meâl-i şerîfini tefsîr ederken de; “Hazret-i Muhammed ile hazret-i Îsâ arasında hiçbir farklılık, üstünlük yoktur.” diye tefsîr etmesi üzerine olay çıktı. Cemâat arasında bulunan bir kimse dayanamayıp, ayağa kalktı ve; “Ey câhil! Kendi kafana göre nasıl tefsîr edebilirsin? Sen bu ilimde çok gerilerdesin. Hiç peygamberler (aleyhimüsselâm) arasında üstünlük farkı olmaz olur mu? Elbette peygamberimiz Muhammed (aleyhisselâm), bütün peygamberlerden daha üstündür. Burada fark yoktur demek, nübüvvet ve risâlet yönünden fark yoktur demektir. Üstünlükler, mertebeler yönünden değildir. Burada; “Birinin peygamberliğini kabûl edip, diğerini kabûl etmiyerek aralarında bir ayrılık gütmeyiz. Herbirini kendi derecelerine göre peygamber olarak kabûl ederiz” buyurulmaktadır. Bundan, derece ve fazîletleri aynıdır anlamı çıkmaz. Bunun isbâtı ise, yine Bakara sûresinin iki yüz elli üçüncü âyet-i kerîmesidir. Burada meâlen; “Bu (sûrede sözü geçen) peygamberlerin bir kısmını, kendilerine verilen özelliklerle diğerlerinden üstün kıldık.” buyurulmaktadır. Görüldüğü gibi, bu iki âyet-i kerîme, bizim âlimlerimizin tefsîr ettiği gibi birbirlerini doğrulamaktadır. Hâlbuki, senin bozuk düşüncene göre birbirlerini tekzib etmektedir ki, hâşâ bu olamaz!” gibi pekçok sözler söyledi, pekçok delîller getirdi. Bunun üzerine iranlı vâizin, yanlış düşündüğünü kabûl ettiği ve bütün bunlara şâhid olan Ulu Câmi baş imâmı Süleymân Çelebi’nin ise söz konusu hâdiseden dolayı çok duygulanarak; Mevlid-i Şerîf isimli bir eser yazmaya karar verdiği haber merkezimize ulaşan bilgiler arasında. Süleyman Çelebi, yazmayı düşündüğü eserle ilgili olarak; detaylı bir açıklama yapmazken, Mevlid-i Şerîf adını vermeyi düşündüğü yapıtınıda Ehl-i Sünnet îtikâdına göre Hz. Muhammed’in fazilet ve üstünlüklerini anlatmayı amaçladığını söyledi.

Hazır flaş ve mikrofonlarımız kendisine çevriliyken de “bozuk îtikâdlı” olarak nitelendirdiği vâizin sözlerine cevaben şunları şöyledi:
“Ölmeyüb Îsâ göğe bulduğu yol, Ümmetinden olmak için idi ol.”
“Dahî hem Mûsâ elindeki asâ, Oldu O’nun izzetine ejderhâ.
Çok temennî kıldılar Hak’dan bunlar, Kim Muhammed ümmetinden olalar.
Gerçi kim bunlar dahî mürsel durur. Lâkin Ahmed efdâl-ü-ekmel durur.
Zîrâ efdalliğe ol elyak durur, Ânı öyle bilmeyen ahmak durur.”

Share