SURİYE’Yİ YASA BOĞAN VEFAT

Suriye’nin önde gelen fakirlerinden Samir ve Muhammed birer hafta arayla dramatik şekilde vefat ederek, sevenlerini yasa boğdular.

Suriye’nin tanınmış fakirlerinden olan Samir ve Muhammed’in birbiri ardı sıra ölümü, tanıdık ve sevenlerini hüzne (ﺣﺰﻥ) boğdu. Sürekli olarak âmâ bir Müslüman olan arkadaşı Muhammed’in sırtında seyahat eden Samir, cüce bir Hıristiyan’dı. Samir, Şam’ın kalabalık caddelerinde (ﺟﺎﺩّﻩ) ulaşımını sağlayabilmek için Muhammed’e ihtiyaç duyuyor ve Muhammed de kendisini yönlendirmesi için Samir’e ihtiyaç duyuyordu. Sadece biri yürüyebiliyor ve yine sadece biri görebiliyordu. İkisi de yetimdi, aynı odada beraber yaşıyorlar ve sürekli beraber (ﺑﺮﺍﺑﺮ) dolaşıyorlardı. Samir öldüğünde; Muhammed, odasından bir hafta boyunca hiç çıkmadan sürekli ağlamıştı. Adeta diğer yarısını kaybetmiş olan Muhammed, o haftanın sonunda üzüntüsünden öldü.

Osmanlı Suriye’sindeki barış ve hoşgörü ortamının simgelerinden sayılan, İslam ve İsevilik dinlerine mensup iki arkadaşın vefatı üzüntüye neden olurken ülkenin bugün içinde bulunduğu; kardeşin kardeşe kıydığı iç savaş ortamının yegane sorumlusununsa batılı ülkeler ve bunların sömürgeci emelleri olduğu ifade ediliyor.

Ölüm: Sovyet Rusyası’nın politikaları yüzünden 1932-1933 yıllarında 7 milyon Ukraynalı açlıktan öldü.

Cüce: Daha çok teknolojik bir terim olarak duymaya alışkın olduğumuz “Nano” kelimesi eski Yunanca’daki “cüce” sözcüğünden geliyor. Konuyla ilintili olarak; dilimizde “kısa, küçük, gelişmemiş” gibi anlamlarda kullanılan “cüce” kelimesi ise Farsça daki “civciv” sözcüğünden geliyor.

(ﺣﺰﻥ) Gönülde hissedilen gariplik ve burukluk, arzulanan bir şeyin elden kaçması veya istenmeyen bir şeyin başa gelmesi yüzünden duyulan tasa, üzüntü.

(ﺟﺎﺩّﻩ) Geniş, uzun ve düzgün yol, ana yol.

(ﺑﺮﺍﺑﺮ) Birlikte.

Share