MÜFLİS DEVLET ESKİ DEFTERLERİ KARIŞTIRDI

Askeri, siyasi ve ekonomik olarak iflasın eşiğine gelmiş bulunan Trabzon Rum Pontus Devleti Kralı David Komnenos, çareyi eski defterleri karıştırmakta buldu. Osmanlı Devleti’ne artık vergi ödemeyeceğini duyuran ve önceki yıllarda ödemiş olduğu vergilerin de kendisine iade edilmesini isteyen Komnenos’un defteri, Fatih Sultan Mehmet tarafından dürüldü…

Bütün dünyada yankı uyandıran Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinin ardından merkezi Trabzon’da bulunan Pontus Devleti’nin Kralı David Komnenos’un, sıranın kendilerine geldiğini düşündüğü ve Osmanlılara karşı Doğu Anadoluda’ki Akkoyunlu Devleti’nin hükümdarı Uzun Hasan’a; Osmanlılara karşı ittifak yapmayı teklif ettiği öğrenildi. Komnenos’un, Uzun Hasan ile aralarında oluşan dostluk ve ittifakı güçlendirmek için de yeğeni Katerina Despina’yı Uzun Hasan ile evlendirdiği bildirildi. Askeri, siyasi, coğrafi ve ekonomik olarak çoktan iflas etmiş durumda bulunan ancak Doğu’nun güçlü devletlerinden biri olan Akkoyunlularla yaptığı ittifaktan cesaret alan David Komnenos’un, Osmanlılara ödemesi gereken vergiyi vermediği gibi evvelce verdiklerini de geri istemesi şaşkınlıkla karşılandı. Bununla da yetinmeyen Komnenos’un söz konusu durumu Uzun Hasan’a da bildirerek kendisne destek için gerekenlerin yapılmasını talep ettiği kaydedildi. Komnenos’un diplomatik kaynaklarca intihar girişimi olarak nitelenen söz konusu girişimlerinin ardından yaşananlarsa şunlar oldu: Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan, Pontus Kralı Komnenos’la olan ittifağı gereği; yeğeni Murat’ı, Fatih Sultan Mehmet Han’a elçi olarak gönderdi. Huzura kabul edilen Murat Bey: “Trabzon Pontus Devleti, ödediği bütün vergilerin geri verilmesini istiyor! Pontus Rum Krallığı’nın müttefiki olarak biz Akkoyunlular da Rumların bu isteğinin gereğinin yerine getirilmesini talep ediyoruz” dedi. Usta bir savaşçı olduğu kadar usta bir siyasetçi de olan Fatih Sultan Mehmet Han, Akkoyunlu Elçisi’ne “Siz şimdi selametle ülkenize geri dönünüz. Ben en kısa sürede gelir borcumu öderim…” cevabını verdi. Sultan’ın nazik sözleri arasına gizlenmiş “gelirim şimdi ben oraya” mesajını anlayan Akkoyunlu Elçisi’nin betinin benzinin attığı gözlemlenirken, söz konusu görüşme akabinde savaş hazırlıklarına başlayan Osmanlı ordusu, Doğu’ya doğru sefere çıktı. Öncü kuvvetlerinin başında Gedik Ahmet Paşa, evvelce yola çıkmıştı. Yolda bir kısım Akkoyunlu kuvvetleriyle karşılaştı ve bunları bozguna uğrattı. Bu durumdan telaşlanan Uzun Hasan, annesi Sârâ Hatun ile Çemişgezek Beyi Şeyh Hüseyin’i Fatih Sultan Mehmed’e gönderip barış teklif etti. Bu barış teklifi, Trabzon Rum Devleti’ne yardım etmemek şartıyla kabul edildi. Gelen heyetten Uzun Hasan’ın annesi Sârâ Hatun misafir kabul edilerek ağırlandı ve diğerleri geri gönderildi. Bu, bir nevi rehine almak idi. Pontus kralı David Komnenos, Osmanlı askerine karşı koyamayacağını idrak ettiğinden, denizden Trabzon’a yaklaşmış bulunan Mahmut Paşa’ya bir elçi göndererek, teslim olacağını bildirdi ve birkaç gün sonra ordusu ile birlikte vasıl olan Fatih Sultan Mehmet Han’a şehri teslim etti. Kral ve ailesi de bir gemiyle önce İstanbul’a, oradan da bir Rumeli sancağı olan Serez’e gönderildi. Burada bir müddet kalan Fatih, daha sonra İstanbul’a döndü. Yolda Akkoyunlu sınırından geçerken Sârâ Hatun’a da birçok hediyeler verilerek, memleketine gönderildi.

Share