KORSAN HANEDAN OPERASYONU

Ykavalaliılın ilk 8 aylık döneminde ünlü markaların taklitlerinden oluşan 1 milyon 934 bin 513 korsan ürün ele geçirildi. El koyulan korsan ve taklit ürünler arasında kitapların başı çektiği görülürken, minyatür, hat, muska hatta tılsımlı gömleklerin de revaçta olduğu tespit edildi. Piyasaya sürülen sahte ürünler arasında en ilginç bulunanı ise korsan hanedan oldu.

Ele geçirilen korsan ürünlerle ilgili 293 bin kişi hakkında da yasal işlem uygulandığı bilgisine erişilirken; operasyonların sadece birisinden gerekli neticenin alınamadığı öğrenildi.

Başarısızlıkla sonuçlanan “Korsan Hanedan Operasyonu”nun ayrıntılarınınsa şu şekilde gerçekleştiği kaydedildi:

Kavalalı Mehmet Ali Paşa Yunanistan’da Kavala’da dünyaya geldi. Arnavut kökenli olduğu öne sürülmekle birlikte atalarının toprak meselesinden dolayı Konya’dan Kavala’ya göç ettiği de iddialar arasında. Mehmet Ali, babası İbrahim Ağa’nın 17 çocuğundan hayatta kalan tek çocuğuydu. Babasıyla birlikte tütün ticaretiyle uğraşıyordu. Babasının genç yaşta vefatının ardından amcası Tosun Paşa’nın himayesinde tütün ticaretine devam etti.

Napolyon’un 1798’de Mısır’ı işgali sırasında Fransızlar’ı Mısır’dan çıkarmakla görevlendirilen Kaptan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa, Kavala Çorbacısı Hüseyin Ağa’dan bir miktar kuvvet istemiş, Hüseyin Ağa’da içlerinde yeğeni Mehmet Ali Ağa da bulunan 200 asker göndermişti. Mısır’ın geri alınmasından sonra Mehmet Ali Ağa, tahsili olmamasına rağmen zekası ve becerikliliğiyle Mısır’da kalarak kısa zamanda tüm başıbozuk askerlerin serçeşmeliğini elde etti. Mısır Valisi Hüsrev Paşa’nın başıbozuk askerleri Mısır’dan tahliye teşebbüsü üzerine; askerin maaşlarını alamamalarını bahane ederek, başıbozuk askerleri isyan ettirdi ve Hüsrev Paşa’yı firara zorladı. Mısır’a Vali olarak gönderilen Hurşid Paşa’yı da elemeyi başarıp, 1804 senesinde Mısır Valiliği makamına erişti.

Makamı ele geçirdikten sonra Mısır’da nüfuzlarını halen korumakta olan kölemenleri ortadan kaldırdı. Avrupa’dan getirttiği hocalarla kendine güçlü bir ordu kurdu. 1811 yılında yönetimde halen etkili durumda bulunan Memlük Beylerine karşı harekete geçerek Mısır’daki Memlük egemenliğine kesin olarak son verdi. 1811-1818 yılları arasında; orduları, Osmanlı Sultanı adına Arabistan Yarımadası’nda Vahhabilere karşı savaştı. Mekke ve Medine’yi Vahhabilerin elinden alarak şöhretini artırdı. 1815 yılında Kahire’de bulunan Arnavut askerleri kısa süreli bir ayaklanma çıkardılar. Kavalalı, başını ağrıtabileceğini düşündüğü 25.000 Arnavut askerini, Sudan’ın fethi için 1821’de Sudan’a Func Devleti’nin üzerine gönderdi. Böylelikle Sudan, Mısır’ın kontrolü altına girdi. Mora’da patlak veren ve uzun süredir Osmanlı Devleti’nin bastırmakta güçlük çektiği Mora İsyanı’nı seçkin askerleri ile bastırdı. 1828’deki Rus seferinde 12.000 cihadiye askeri göndereceğini vadettiği halde sözünde durmayıp sadece para yardımında bulunması, uzunca süredir devlet birimlerince hakkında büyümekte olan şüpheleri iyice olgunlaştırdı ve gerekirse zor kullanılarak Kavalalı’nın yola getirilmesi kararı alındı. Kavalalı’nın emri altında 20-30 bin iyi eğitimli asker ve 15-20 gemilik donanma bulunuyordu. Amacı Suriye’yi Mısır’a bağlamaktı. Oğlu İbrahim Paşa komutasında Akka’ya asker sevketti ve sahillere de donanma gönderdi. Edirne Valisi Ağa Hüseyin Paşa, Mehmet Ali Paşa üzerine gönderildi. Ağa Hüseyin Paşa’yı mağlup eden Mısır ordusu komutanı Kavalalı İbrahim Paşa, Toros Dağları’nı aşarak Konya’ya girdi ve Konya Ovası’nı ordugah olarak belirledi.

Alelacele Konya’ya gelen Reşid Mehmed Paşa, Mısır Ordusu ile şiddetli bir savaşa girerek Mısır Ordusu’nu bozmuş ise de hava karlı ve dumanlı olduğundan kendi askerleri zannıyla Mısır Ordusu arasına girerek esir oldu. Osmanlı Ordusu dağıldı ve hiçbir direnişle karşılaşmayan Mısır Ordusu Kütahya’ya kadar ilerledi. Reşid Mehmed Paşa’nın esir olmasından dolayı Anadolu Valisi ve Karahisar-Menteşe Sancakları mutasarrıfı Mehmed Emin Rauf Paşa ikinci defa Sadrazamlığa davet edildi. Rauf Paşa, Kütahya’dan hareket ederken hükümet işlerini devretmek üzere halkın itimat ettiği, şehrin ileri gelenlerinden olan Dürrîzade Hacı Reşid Ağa’yı mütesellim tayin ederek, alelacele Mısır Ordusu gelmeden 1833’te Mart ayında İstanbul’a hareket etti.

Kütahya’nın da diğer işgal olunan memleketler gibi Mısır’a ilhak edildiği ilan edildi. Bunun üzerine (Mart 1832). II. Mahmud, İngiltere ve Fransa’dan yardım istedi ancak beklediği yardımı alamadı ve Rusya’dan imdat istemek zorunda kaldı. Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması (8 Temmuz 1833) yapıldı ve Rus donanması İstanbul’a demirledi. Boğazların Rusya’nın eline geçmesinden endişe eden İngiltere ve Fransa’nın araya girmesiyle Kütahya Antlaşması (14 Mayıs 1833) imzalandı. Antlaşmaya göre Mısır, Suriye ve Girit valilikleri Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya, Cidde ve Adana valilikleri de oğlu İbrahim Paşa’ya verildi.

Antlaşmadan her iki taraf da hoşnut olmadı. II. Mahmut Mısır valisini ortadan kaldırmak ve kaybettiği toprakları geri almak istiyordu. Osmanlı ordusu ile Mısır ordusu Nizip’te karşılaştı. Osmanlı ordusu tekrar bozguna uğrayınca Rusya’nın soruna el atmasından ve Mehmet Ali Paşa’nın güçlenmesinden çekinen Avrupa Devletleri konuyu görüşmek için Londra’da konferans düzenledi. Londra’da imzalanan antlaşmaya göre Suriye, Girit ve Adana Osmanlı Devleti’ne geri verildi, Mısır ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve soyundan gelenlere bırakıldı. Kavalalı Mehmet Ali Paşa başta antlaşmayı kabul etmese de İngiltere ve Avusturya’nın Beyrut’a asker çıkarması ve İngiliz donanması’nın Lübnan kıyılarını topa tutması üzerine antlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı. 1845’te İstanbul’a gelip Osmanlı Sultanına bağlılığını bildirdi. 1849’de Kahire’de öldü. Ancak kurduğu hanedan 150 yıl kadar varlığını sürdürmeyi başardı.

Share