FATMA NİNEDEN ÇOK ÖZEL YEMEK DAVETİ

keskekAmasya sosyetesinin seçkin isimlerinden Fatma Nine, Yavuz Sultan Selim ve beraberindeki devlet erkânının, İran seferi dönüşü; ordunun dinlenmesi ve kışı geçirmek üzere Sultanın doğduğu kent olan Amasya’ya uğrayacağı haberini alması üzerine, devlet büyükleri için şahsi konutunda çok özel bir yemek daveti verdi.

Menüsü, sofra düzeni ve sunumu açısından davetlilerden tam not alan Fadime Nine’nin, seçkin konukların katıldığı o çok özel davetinin detayları ise şunlar oldu: Yavuz Sultan Selim Han’ın 1514 yılında düzenlediği İran seferi dönüşü ordusunu dinlendirmek ve kışı geçirmek üzere doğduğu şehir Amasya’ya doğru yola çıktığı haber alındı. Yol üzerinde bulunan köylerden birinde bu haberi alan yaşlı bir kadın olan Fadime Nine, bu haber üzerine; Osmanlı Sultanı’nı evine buyur ederek, bir tabak olsun aş ikram etmeyi kafasına koydu. Vakit geçirmeden hazırlıklara başlayan Fadime Nine, evinin ambarında bulunan iri yarma ve nohut ile birkaç gün öncesinde komşularının verdiği kuzu etinden geriye kalan az etli kaburgalardan başka bir şey olmadığı gördü. Ancak bu durum azmini kırmadı. Ne olursa olsun elinde bulunanlarla yemeğini yapıp Sultan’a ikram etme kararı aldı.
Büyük bir heyecanla hazırlıklarına devam etti. Önce fırınında ekmeklerini bir güzel pişirdi. Evinde, elinde avucunda ne varsa Sultan’a ikram etmek için kullanacaktı. Ancak yemeğe lezzet verecek olan etin az olduğunun fark edilmemesi düşüncesiyle önce toprak küpün en altına az etli kaburgaları yerleştirdi. Üzerine bir tas yarma, bir tas da nohut ilâve edip su ile doldurdu. Tuzunu da ekledikten sonra bahçedeki ekmek fırınına sürdü. Fırındaki odun ateşinde küpteki yemek pişe dururken Sultan ve beraberindekilerinden köyden geçişini gözlemeye başladı. Bu arada küp, ateş içinde ısındıkça suyunu kaybediyordu. Küp içindeki su eksildikçe üzerine su ilâve etti. Ancak uzunca bir süre Sultan ve askerleri ortalıkta görünmedi. Aradan saatler geçmesine rağmen yolda ne gelen vardı ne giden. Fırındaki yemek de ısındıkça kaynadı, Fadime Nine de kaynadıkça üzerine su ekledi. Su eklendikçe yarma ve nohutlar iyice eridi. Gece bitti. Ancak sabaha kadar fırındaki ateşi söndürmedi. Yemeğini misafirleri her an gelebilir düşüncesiyle sıcak tuttu.
Nihayet sabahın ilk ışıklarında Sultan’ın askerleri göründü. İhtiyar kadın, heyecanla yolu kesti. Askerlere Sultan’ı sordu. Bir kepçe olsun aşından tatmadan, bir tas ayranını içirmeden göndermeyeceğini yalvarırcasına söyledi. Bu ısrara dayanamayan askerler mola vermek zorunda kaldılar. “Hele ana çıkar bakalım şu aşını, bakalım Sultan’ımıza yakışır mı?” dediler. Bunun üzerine Fatma Nine fırında bekleyen küpünü çıkarıp, askerlerin sofrasına yerleştirdi. Askerler yemeği kontrol etmek maksadıyla küpün içine baktılar. Küp içinde et kokusu var ama sanki et yok gibiydi. Fırında saatlerce kaynayan kaburga etleri lokum gibi erimişti. Yemeğin görünüşü ilk bakışta memnun etmedi askerleri. Askerin biri yaşlı kadına dönerek; “Keşke etli olsaydı” dedi. Kadın tahta kepçeyi küpün içine daldırdı, karıştırdı, kaburganın üzerine kalabilen etleri küpün üzerine çıkardı. “Hele şimdi bak oğul” dedi. Askerler bir kaşık tattılar. Bir kaşık daha derken aşın lezzetini alan askerler “Keşke etli olsaydı” dediklerinden utandılar. Hem de Yavuz Sultan Selim Han’ın sofrasına yakışan bir yemek olduğu kanaatine vardılar.
Nihayetinde Sultan Fatma Nine’nin köylünün sıcak sofrasına misafir edildi. Köylü kadın, askerlerin “Keşke etli olsaydı” dediği yemeğini ikram ettiler. Sultan bu yemeği afiyetle yediği gibi aşçıbaşısına da Amasya’ya kent merkezine varıldığı vakit de bu yemekten yapılmasını bütün orduya dağıtılmasını emretti. O tarihten sonra “Keşke etli olsaydı” denen yemek saray mutfağında yerini aldı ve zamanla “Keşkek” diye ünlendi.
Fatma Nine, misafirperverliğiyle davetlilerden tam not alırken davetliler, herkesin memnun ayrıldığı yemek davetinden en özel anları Instagram’dan paylaştı. Masa düzeninden menüye kadar her türlü detayı düşünen ev sahibi Fadime Nine yemek sonunda tebrik yağmuruna tutuldu.

KEŞKEK YAPIMI
Kaç Kişilik: 8-10
Hazırlama Süresi: 15 dk
Pişirme Süresi: 75 dk

Malzemeler: 300 gr. dövme (aşurelik buğday), 100 gr. nohut, 5.5 su bardağı su, 750 gr. kemikli koyun eti, 60 gr. tereyağı, tuz, karabiber, kırmızı toz biber.
Hazırlanışı: Dövme ve nohudu akşamdan 2.5 bardak su ile ıslatın. Eti basınçlı tencereye alın. Nohut ve dövmeyi süzüp, sularını ayırın ve malzemeyi tencereye ekleyin. Islatma suyunu 4 su bardağına tamamlayın. Tereyağının yarısını, su, karabiber ve tuzu ekleyip, dövme lapalaşıncaya kadar 75 dakika pişirin. Etin kemiklerini ayırın ve keşkeği büyük bir tencereye alın. Tahta kaşıkla (ya da tahta tokmakla) ezerek karıştırın. Keşkeği servis tabağına alın. Kırmızı toz biberi kalan tereyağıyla kızdırıp, üzerine gezdirin. Ilık olarak servis yapın.

Share