AR-GE TEŞVİKLERİ TAM GAZ

argeAr-Ge şirketlerine yönelik olarak devlet tarafından sağlanan geri ödemesiz teşvik tutarlarının yükseltilmesiyle doğru orantılı olarak, bu sahada faaliyet gösteren kişi ve kurum sayısında geçtiğimiz yıllara kıyasla gözle görülür artış sağlandığı kaydedildi. İlim Teknoloji ve Sanayi Nazırlığı tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada; söz konusu teşvikler sayesinde kaydedilen bilimsel gelişmelerin geldiği nokta ise memnuniyet verici olarak nitelendi.

İlim Teknoloji ve Sanayi Nazırlığı, geri ödemesiz Ar-Ge teşviklerinin bilim ve ekonomiye yönelik katkılarının değerlendirildiği bir raporu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre; Ar-Ge şirketlerine yönelik olarak devlet tarafından sağlanan geri ödemesiz teşvik tutarlarının yükseltilmesiyle doğru orantılı olarak, bu sahada faaliyet gösteren kişi ve kurum sayısında geçtiğimiz yıllara kıyasla gözle görülür artış sağlandığı kaydediliyor. Raporda dikkat çeken bir diğer husus da bazı ferdi araştırmacıların elde ettikleri ilmi başarıların, çağın çok üzerinde olması. Raporda başarılarından övgüyle söz edilen ferdi araştırmacıların başında ise Ebû Mûsa Câbir bin Hayyân geliyor. Cabir, yaptığı ilmi araştırmalar neticesinde dünya bilim tarihinde çığır açacak devasa bir keşfe atmış görünüyor. Cabir “El-cüz’ü la yetecezza”nın bölünebileceğini ve bu bölünmeden açığa çıkan enerjinin bütün Bağdat şehrini yok edebilecek bir güç açığa çıkaracağını ileri sürüyor.
Heyecan verici olduğu kadar korkutucu da olan bu keşfi yapan Ebû Mûsa Câbir bin Hayyân ile ilgili olarak Tarih Gastesi muhabirinin ulaştığı bilgilerse şöyle: Cabir, Tus, İran’da eğitimini aldıktan sonra Kufe’ye göç etti. Kendisi, bilinen ilk pratik Simya (Alşimi) âlimi. Orta Çağ Avrupası’nın Simya alanına büyük ölçüde etki etmiş durumda ve Kimya’nın da esasını oluşturan kişi konumunda. (Günümüz dünyasında) Atomla ilgili ilk çalışmaların İngiliz Fizikçi John Dalton (1766-1844) tarafından yapıldığı, uranyumun çekirdeğinin parçalanabileceği fikrinin de Alman kimyacı Otto Hahn (1779-1868) tarafından ortaya atıldığı fikri yaygın olmasına rağmen (onlardanbin yıl önce yaşamış olan) dönemin en büyük ilim merkezlerinden Harran Üniversitesi’nde rektörlük yapmış olan Câbir bin Hayyân, maddelerin atomik yapısını gösteren tespitler yaparak, belirli kütlelerin belirli kütlelerle reaksiyona girdiğini, onlardan çok ama çok önce tespit ve ifşa etmiş durumda. Cabir’in, atom hakkında, (ancak asırlar sonra anlaşılabilecek) şu sözleri söylediği de kaydedilmiş durumda: “Maddenin en küçük parçası olan “el-cüz’ü la yetecezza” (atom) da yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin söylediği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. Atom parçalanabilir. Parçalanınca da öyle büyük bir güç oluşur ki bir anda Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allahü Teala’ın kudret nişanıdır.”
Üstün başarılarıyla gelecek vaad eden ve göz dolduran bu parlak ilim adamının özgeçmişi ise kısaca şöyle: Cabir, Horasan’da doğmuş ve Yemen’de okuduktan sonra Kufe’ye giderek Abbâsî halifesi Harun Reşid’e saray âlimi olarak hizmet etmiş seçkin bir ilim adamı. Kimya dışında Eczacılık, Metalürji, Astroloji, Felsefe, Fizik ve Müzik gibi geniş alanda 400’ü aşan eser kaleme aldığı biliniyor. (Bunlardan ancak yirmi civarında eseri günümüze ulaşabilmiştir) Nitrik Asit, Hidrojen Klorür ve Sülfürik Asit’in rafine ve kristalize edilme yöntemlerini bulduğu, Kral Suyu’nu icat ettiği ve Sitrik Asit, Asetik Asit, Tartarik Asiti de onun keşfettiği düşünülüyor. “İmbik” denilen aleti geliştirmiş ve kendisinin ortaya attığı “Baz” kavramıyla kimyanın gelişmesine de çok önemli bir katkıda bulunmuş. Ayrıca bilinen en zehirli maddelerden biri olarak tanımlanan arsenik tozunu elde eden ilk kişi de Cabir.
Eserlerinden 12. yüzyılında Latince’ye çevrilmiş olan Kitab al-Kimya adlı çalışması ise Simya ve Kimya kelimelerinin kökeni olarak kabul edilmektedir.

Ebû Mûsa Câbir bin Hayyân
Doğumu: 721, Tus, Horasan
Ölümü: 815, Kufe, Irak
Batı’da daha ziyâde Geber olarak tanınan, Abbâsîler döneminde yaşamış ve İslâmiyet’te fen bilimlerinin temelini atmış olan fen bilgini; simyacı, kimyacı ve eczacı; fizikçi, astronom ve astrolog; tıp ve fizik tedavi uzmanı; mühendis, coğrafyacı, filozof, ve sufi.

Share